Sunday, April 25, 2010

Mynet

                Eminim ki, şu ana kadar Türkiye’de eli klavye tutmuş herkes, bir kerede olsa mynet.com a girmiştir. İnsanların mynet’i ziyaret etme sebebi farklı olabilir; oyun, haber, video, mail gibi hizmetlerin bir arada sunulduğu bir internet portalı olan mynet, bu özellikleri kullanmak isteyen aylık 25 milyon tekil kullanıcıya hizmet veriyor. Sonuç olarak mynet şu an Türkiye’de en çok ziyaret edilen 5 siteden biri durumunda. Mynet.com'un genel müdürü Sabire Ercan, dersimize konuk olarak mynet’i daha yakından tanımamızı sağladı.
                Mynet ile ilgili istatistiklerden bahsetmenin şu an için çok da gerekli olmadığını düşünüyorum. Hepinizinde tahmin edebileceği gibi, site bu konuda gerçekten iyi bir performansa sahip. Bu başarının arkasında ise Portal kavramı yatıyor. Portal, kelime kökeni olarak, “ana kapı” anlamına geliyor. Sanal ortamdaki kullanım şekli için ise, birçok bağlantı ve özellik barındıran internet sitesi diyebiliriz. Mynet de bu yapıya sahip. Mynet Eksenim, Kavun, Mynet oyun, Video, Beyazperde vb. gibi hizmetleri aynı başlık altında sunuyor. Bir ilgi odağı olarak, tabi ki de gelir kaynağı reklamlar.
                “Türkler karışık sever.” sözünün doğru olduğunu düşünen biri olarak, mynet’in başarısını öngörülebilir buluyorum. Burada karışıklık iyi anlamda, yani birçok şeyin bir arada olduğu yer anlamında. Ancak diğer anlamıyla “karışıklık” mynet için bir sorun. Çok fazla hizmeti bir ana sayfaya sığdırmak bile zor olabiliyor. Ana sayfa tasarımları, bu tür portallar için çok önemli. Siteyi büyütürken sade tutabilmek karşılarına çıkan en büyük zorluk oluyor.
                Sabire Ercan a göre, kurulduğu zamandan bugüne mynet için en büyük tehdit, hızlanarak artan rekabet. Ancak bu rakipler mynet gibi portallardan oluşmuyor, mynet o konuda hâla birinci, mynet’in her bir hizmetine alternatif olabilecek siteler asıl rakiplerini oluşturuyor. Örneğin; mynet eksenim uygulamasının rakibi facebook. Hâl böyle olunca da rekabet inanılmaz boyutlara ulaşabiliyor.
                Benim düşüncem mynet’in “o eski halleri” ‘nde olmama sebebinin, bu rekabet olduğu yönünde. Ancak mynet’in pazarda her zaman müşteri bulabileceğini de düşünüyorum. Çünkü ben pek fazla ziyaret etmesem de, babam ana sayfa olarak mynet.com’u kullanıyor. Belki de mynet için ilk hedef, hedef kitle yaş aralığını biraz daha düşürmek olmalı.

Tuesday, April 6, 2010

Davetiyeniz var mı?

Markafoni, Türkiye'deki alışveriş kültürüne yeni bir konsept getirmiş bir "özel alışveriş" sitesi. Kurucusu Tolga Tatari, bize bu hafta Markafoni’ nin kuruluşundan ve iş modelinden bahsetti.

Özel alışveriş kavramı, temelde sınırlı sayıdaki seçkin ürünlerin büyük indirimler ile kısa sürelerde satışa sunulması anlamına geliyor. Üyeler yalnızca davetiye ve referans yöntemi ile bu kapalı devre satış aktivitelerinden faydalanabiliyor. Yani “bir ürüne bakıp çıkacaktım!” diyemiyorsunuz.

Türkiye'nin ilk özel alışveriş sitesi Markafoni, bir ilke imza atarak Avrupa ve Kuzey Amerika'da milyonlarca insanın yaşadığı özel alışveriş deneyimini Türkiye'ye getirdi. Sitede giyim, aksesuar, spor malzemeleri, kozmetik, oyuncak, teknoloji ve dekorasyon gibi farklı alanlarda ürünleri bulunan seçkin markalar, %70'e varan indirimli fiyatlar ve özel kampanyalarla üyelere sunuluyor. Markafoni, her markanın limitli sayıda ürününe yönelik, 2-5 gün süreli özel kampanyalar düzenliyor. Her yeni kampanya için gönderilen "alışverişe davet" ile üyeler özel fırsatlı ürünlerden haberdar ediliyor. 1,5 yıl gibi kısa bir sürede 1 milyonu aşkın üyeye ulaşan Markafoni, ayrıca hacim olarak Türkiye’nin 4. en büyük alışveriş sitesi. Bu başarının arkasında nelerin olduğunu merak edenler için;

Nasıl kuruldu?
Tolga Tatari ve 4 arkadaşı Fransa’da faaliyet gösteren özel alışveriş sitesi Vente-privee.com dan ilham alarak 6 aylık bir çalışmanın ardından Markafoni.com u kurdular. Kurulum aşamasında Tolga Tatari’nin Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim bölümünde aldığı eğitimin de etkili olduğunu düşünüyorum. Markafoni, büyürken peşinden yabancı yatırımcıları da getiriyor ve büyük mali desteklerle büyümesine hız kazandırıyor. Şu an Avustralya’da bir girişimi var (brandsexclusive.com) ve Yunanistan, Ukrayna, Güney Kore için de çalışmalara başlamışlar.  5 kişi ile kurulan bu şirket, şu an 130 a yakın çalışanı ile faaliyetine devam ediyor.

Nasıl tanıtıldı?
Üyeliğin sadece davetiye ve referans yoluyla olması sebebiyle, doğrudan tanıtım pek cazip değil. Tolga Tatari, doğrudan reklamın kullanıcıları ancak, “kullanıcı adı ve şifre giriniz” ekranına götüreceğini söylüyor. Bu nedenle son zamanlarda çok revaçta olan bir terim olan “viral marketing” tanıtım için kullanılan yöntem olmuş. İnsanların birbirine davetiye göndermesini özendirmek için, ilginç bir yönteme başvurulmuş. Davetiye gönderilen kişinin ilk alışverişinden 10 TL gibi bir para kazanıyorsunuz ve bu yolla Markafoni ismini duyurmak kullanıcılar için de avantajlı hale geliyor. Bu yolla dilden dile yayılan markafoni.com şu an ayda 100.000 in üzerinde yeni kullanıcı kaydı ile hızlı bir şekilde büyüyor.

Nasıl kazanıyor?
Kampanyalar üyelere mail yoluyla günlük olarak bildiriliyor. Üye sayısı 1 milyonun üzerinde olunca, bu mailleri saat 07.30 da göndermek için Avrupa’dan bir şirketle anlaşmışlar. Markafoni şu an günde 15.000 adet ürün satıyor. 15.000 ürünün büyük bir bölümü de sabah saat 9-11 arasında satılıyor.  Ürünler tedarikçilerle yapılan özel anlaşmalarla, toptan halde ucuza alınıyor ve yine piyasa fiyatlarının altında satılıyor. Ürünlerin depolanması, hazırlanması ve gönderilmesi de Markafoni’nin günlük işleri arasında.

Nasıl devam edecek?
Yurtdışındaki girişimlerin hepsi tek bir merkezden yönetilecek. Bu girişimlere yazılım ve strateji desteği verilecek, bu da firmaya standartlaştırma ve stratejilerini uygulama kolaylığı sağlayacak. Markafoni ürün yelpazesini de genişletmeyi düşünüyor. Türkiye’de satışı olmayan markaları getirerek müşteri kitlesini genişletecek. Böylece, kişisel kanaatime göre Türkiye’nin en genel “özel alışveriş sitesi” olacak.